20 Eylül 2010 Pazartesi

Bütün yapraklar kahverengi ve gökyüzü gri

Saat gece 1. Yarına okumam gereken yaklaşık 50 sayfalık bir makale var. Ayrıca sabah 8'de kalkmam gerekiyor. Ben ne yapıyorum? Ekşi sözlükten saçma sapan başlıklar okuyup, kendi kendime gülüyorum.

Aslında kendim gülünecek haldeyim. İsveç'teyim ya! Şaka gibi! Gerçekten hala Stockholm'de olduğuma inanamıyorum. Ben ve bir Nordic ülkesinde yaşamak. Hem de 2 yıl boyunca!

Ben 15-16 yaşındayken biri bana 2 yıl İsveç'te yaşayacağımı söylese kendimi öldürebilirdim. Ya da o söyleyen kişiyi... Hatta 2 ay önce bile öyle zor geliyordu ki Stockholm'e yerleşeceğimi düşünmek, bir ara ciddi ciddi vazgeçecektim buraya gelmekten.

İşin komik yanı, sanırım artık burayı da sevmeye başladım. İnsanoğlu her yere, her ortama, her koşula uyum sağlıyor, alışabiliyor galiba. Ya da belki ben kolay adapte olabilen bir insanım. Ha, buraya alışsam, burayı sevsem de burada hayat boyu yaşamak ister miyim? Asla! Ama korktuğum kadar da kötü değilmiş, onu anladım. İki yıl burada işkence gibi geçecek diye düşünürken, şimdi buradan da ayrılırken çok üzülür müyüm acaba diye düşünmeye başladım.

Hayat çok garip. Ya da değil ama şu an bana garip geliyor. Bilmiyorum.

California. Seni özlüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder